Göz Torbaları ve Tedavileri

göz torbaları, göz torbası tedavisi, göz torbası nasıl tedavi edilir

Göz torbaları gözün etrafını saran yağ dokusunun zamanla dışarı doğru çıkması sonucu ortaya çıkar. İlaçla tedavi edilemez. Ancak fazla olan derinin çıkarılması ve fıtıklaşan yağ dokusunun bir miktar çıkarılması ile tedavi edilir.

Kesiler alt göz kapağı kirpiklerinin hemen altından yapılır ve iyileştiğinde hemen hemen görünmez hale gelir. Belirgin torbalanma varsa yağ dokusu da çıkarılır yada normal yerlerine getirilir. Fazla deri bu kesi yerinden çıkarılır. Kesi ince dikişlerle kapatılır 4-5 günde alınır yada kendiliğinden kaybolur.göz torbaları, göz torbası tedavisi, göz torbası nasıl tedavi edilir

Toplam ameliyat süresi 45 dakika veya 1 saat kadardır.

Üst göz kapağı estetiğinde iki ana problem düzeltilir.

  • Kendini perde şeklinde aşağı sarkmış olarak gösteren deri fazlalığı
  • Göz kapağının iç ve orta kısmında şişlik şeklinde kendini gösteren yağların fıtıklaşması Bu işlem yalınız başına yapıldığı gibi alt göz kapağı estetiği, yüz germe, alın germe, kaş kaldırma gibi diğer işlemlerle birlikte de yapılır.Blefaroplasti ile yaşlı ve yorgun ifade veren görüntüyü yok edilebilir ve gözler daha canlı ve genç bir görüntüye kavuşurlar.

Müdahaleden sonraki ilk akşam baş yukarıda olacak şekilde yatılması, aktivitelerin kısıtlanması ve göz çevresine soğuk kompres uygulanması ile şişlikler en az düzeyde gerçekleşir. 3-4 gün içerisinde kırmızı ve hafif şiş olabilir. Bu zamanla görünmez hale gelecektir.

Göz çevresindeki şişlik ve renk değişikliği giderek azalır ve bu değişiklik her gün fark edilebilir. Oluşacak şişlik ve renk değişikliğinin (morluk) derecesi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Renk değişikliği 7-10 gün içinde kaybolur. Birinci haftanın sonunda makyaj yapılabilecek duruma gelinir.

İlk hafta için gözünüzün kurumasına yol açacak kitap okuma televizyon seyretme, kontak lens kullanma ve bilgisayar kullanmadan sakınılması faydalı olacaktır. İlk bir hafta gözlerin sık kırpılması şişliğin artmasına yol açabilir. İki hafta güneş gözlüğü kullanarak gözleri rüzgar ve güneşten korumak faydalı olacaktır. Bir kaç hafta gözler çabuk yorulabilir bu nedenle uykusuz kalmamaya özen gösterilmelidir. İlk 3-4 hafta içerisinde ağır aktivitelerden kaçınılması uygun olacaktır.

Operasyondan sonra alınan sonuç genellikle uzun sürelidir. İşlem sonunda oluşan iz ilk altı ayda hafif kırmızı olabilir. Fakat bu hafif bir makyajla gizlenebilir. Bu kırmızılık eninde sonunda solarak gözle görülemeyen beyaz bir çizgi haline gelecektir. Yağların alınması kalıcıdır. Fakat deri gevşekliği ve kırışıklıklar gelecekte tekrarlayabilir.

Yaşlanma süreci devam etse de hastalar genellikle bu cerrahi sonrası görünümlerinden yıllarca memnun kalmaktadırlar. Bazıları daha geç dönemlerde ilave düzelmeler isteyebilirler. Eğer alının deri esnekliğinde bir kayıp varsa kaşların aşağı sarkmasına yol açacağından alın germe veya ileri dönemlerde ikincil bir gözkapağı estetiği gerekebilecektir.

Üst gözkapağı bleferoplastisi sıklıkla alt göz kapağı bleferoplastisiyle birlikte yapılır veya yüz germe veya alın germe gibi yüz gençleştirme işlemlerinin biriyle birlikte kullanılabilir. Ayrıca lazer gençleştirme (resurfacing) veya kimyasal gençleştirme (resurfacing) ile birlikte kullanılır. Diğer cerrahilerde olduğu gibi enfeksiyon ve kan toplanması (hematom) komplikasyonları nadiren olabilir. Retrobulbar hematoma (gözün arka kısmında kanama olması) nadirdir fakat görme kaybına yol açabileceği akılda tutulmalıdır.

Ameliyat sonrası

  • Geçici olan aşırı göz yaşarması
  • Göz kapağı duyusunda azalma
  • Gözlerde yanma batma hissinin olması
  • İzlerin sert ve kabarık olması
  • Asimetri olması
  • Deriden dikişlerin alındığı noktalarda milia denilen beyaz noktacıkların olması
  • Gözünü tam kapatamama (Bu durum nadiren kalıcı olabilir ve düzeltilmesi için ilave operasyon gerekebilir) gibi durumlarla karşılaşılabilir.

Ameliyat öncesi tiroid bezi rahatsızlığı, göz yaşı salgısının az olup olmadığı, gözde kuruluk olup olmadığı, göz içi basıncının yüksek olması, kalp veya diabet (şeker hastalığı) gibi sistemik bir hastalığın olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu gibi durumlarda komplikasyon gelişme riski artacaktır.

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*